Magazin

Dijital hafızada her şey silinmez- #MagazinHaberleri

0Shares

 Görsel: pexels

Unutulma hakkı, nasıl bir haktır? Unutulma hakkı Anayasa’mızda düzenlenmemiştir.

Hangi haberler unutulma hakkı kapsamında değerlendirilebilir?

Dijital hafızanın; balık hafızasına sahip bir toplumda hiçbir önemi yok mudur?

Anayasa Mahkemesi (AYM) unutulma hakkını ve ifade ve basın özgürlüğü ile olan “denge” ilişkisini 3.6.2016 tarihli Genel Kurul Kararında yorumladı. (N.B.B. B. No: 2013/5653).

Yaygın basında yayımlanan gazetenin internet arşivi sayfalarında, uyuşturucu kullandığı iddiası ile yürütülen bir ceza kovuşturması neticesinde adli para cezasına hükmedilen olaya ilişkin olarak 1998 yılında iki, 1999 yılında bir olmak üzere kişi hakkında toplam üç haber yayımlanmıştır. AYM’ye yapılan başvurunun konusu, İnternet haber arşivinde erişilebilir olan bu haberlerin ve içeriğin yayından kaldırılması talebinin basın kuruluşu ve mahkeme tarafından reddedilmesinin başvurucunun şeref ve itibarının korunması hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

Anayasa Mahkemesi incelemesini Anayasanın 20. ve 17. Maddelerine dayandırmıştır. 

Anayasaya göre; kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızası ile işlenebilir. Kişisel verilerin işlenmesi demek; kişisel verilerin açıklanması, kaydedilmesi, aktarılması, elde edilebilir hâle getirilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemdir. Dolayısıyla İnternet ortamında yayınlanan bir haberi ulaşılabilir kılan her türlü kişisel verilerin işlenmesi de bu kapsamda değerlendirilmelidir. “Her ne kadar kişisel verilerin ancak kanunla veya kişinin açık rızası ile işlenebileceği belirtilmiş ise de Anayasa’da tanımlanan ifade ve basın özgürlükleri kapsamında yapılan bir haberin anılan sınırların istisnası olacağı açıktır”

“Bu bağlamda temel mesele bireyin geçmişte haber yapılmış ve gerçeğe aykırılığı ileri sürülmemiş davranışlarının artık hatırlanmasının engellenmesidir. Zira ifade ve basın özgürlüğü kapsamında İnternet ortamına yüklenen haber ve fikirler çoğu kez kişisel verilerin de kullanılmasını ve işlenmesini beraberinde getirir. Başka bir ifade ile İnternet ortamındaki ilgili haber arşivlerindeki kişisel verilere veya habere erişimin engellenerek kişilerin yaptıklarının unutulmasının sağlanmasıdır.” (Anayasa Madde 20 Özel Hayatın Gizliliği).

Kişisel verilerin işlenmesinde istisna; ifade ve basın özgürlüğüdür.

AYM, Devletin bu yükümlüğü bağlamında Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen “kişinin manevi bütünlüğü bağlamında şeref ve itibarının korunması hakkı” ve Anayasa ile güvence altına alınan “kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı” ile birlikte düşünüldüğünde, “devletin bireye geçmişte yaşadıklarının başkaları tarafından öğrenilmesi engellenerek” “yeni bir sayfa açma” olanağı verme hususunda bir sorumluluğu olduğu kanaatindedir.

AYM kararına göre; “Özellikle kişisel verilerin korunması hakkı kapsamında kişisel verilerin silinmesini talep edebilme hakkı, kişilerin geçmişlerinde yaşadıkları olumsuzlukların unutulmasına imkân tanımayı kapsamaktadır.”

AYM, Anayasa’da açıkça düzenlenmeyen unutulma hakkının Devlet tarafından sağlanması gerektiği kanaatindedir. (AYM Kararı Bölüm 47).

Bir yanda ifade ve basın özgürlüğü vardır, diğer yanda ise kişilerin şeref ve itibarın korunması hakkı bulunmaktadır. Hukuk iki hakkı aynı anda korunmayacağına göre bu iki hak ve özgürlük arasında yargı nasıl bir denge kurulacaktır ve hangi hak diğerinden daha üstündür?

AYM unutulma hakkının sağlanması bağlamında 5651 sayılı Kanunu adres göstermektedir.

Kişinin şeref ve itibarına yönelik müdahaleleri unutulma hakkı gereğince engellemek için; dijital arşivde arama yapmaya imkân tanıyan, haber ile kişi arasında ilişki kuran kişisel verilerin silinmesi, haberin anonim hâle getirilmesi, haber içeriğinin bir kısmına erişimin engellenmesi gibi birçok yöntem benimsenebilir. “Bu bağlamda yargının görevinin, internet ortamının sağladığı kolaylıkla zamanla kişilerin itibarına yönelik müdahale oluşturan haberleri tamamen ortadan kaldırarak geçmişte meydana gelmiş olayların yeniden yazılmasını sağlamak olmadığı dikkate alınmalıdır. İnternet haber arşivinin bir bütün olarak basın özgürlüğünün koruması altında olduğu unutulmamalıdır.”

AYM, internette müdahale için unutulma hakkı ile basın ve ifade özgürlüğü arasında “denge” sağlanması gerektiği kanaatindedir ve bu denge ise Anayasa’nın 13. maddesi “ölçülülük kriteri” esas alınarak yapılmalıdır (Anayasa Madde 13).

Unutulma hakkının internet gazete arşivlerindeki her türlü haber yönünden uygulanmasını beklemek mümkün değildir. Nitekim özellikle basın özgürlüğü temelinde gazete arşivinin araştırmacılar, hukukçular veya tarihçiler için önem taşıyan veriler olduğu açıktır. Bu durumda bir internet haberinin unutulma hakkı kapsamında İnternet’ten çıkarılabilmesi için yayının içeriği, yayında kaldığı süre, güncelliğini yitirme, tarihsel bir veri olarak kabul edilememe, kamu yararına katkısı (toplumsal açıdan haberin değeri, haberin geleceğe ışık tutan niteliği) habere konu kişinin siyasetçi veya ünlü olup olmadığı, haber veya makalenin konusu, bu bağlamda haberin olgusal gerçekler ya da değer yargısı içerip içermediği, halkın ilgili veriye yönelik ilgisi gibi hususların her somut olay açısından incelenmesi gerekmektedir (Bölüm 50).

Aksi takdirde zaten kamuoyunun gözü kulağı olan gazeteci “gözetleyicilik” görevini yerine getiremez ve gazetecilik, haber verme hakkı sınırlandırılmış olur. Devletin dijital hafızaya müdahalesi İnternette istisna olmalıdır.  AYM’nin kanaatine göre haber arşivi sitelerinin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi mümkündür.  Mümkün değil; asıldır.

Bu nedenle; “belirlenmesi gereken” asıl ilke “haber arşivinin basın özgürlüğünün korumasından yararlanıp yararlanmayacağı” tartışılması değildir. Dijital hafızanın kesin olarak basın özgürlüğünün koruması altında olduğunun tartışılmaz kural olarak kabul edilmesi asıl şarttır.  

Çünkü AYM kararında belirtildiği üzere; “Anayasa Mahkemesi birçok kararında ifade özgürlüğünün sadece düşünce ve fikirleri yayma özgürlüğünü değil haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünü de kapsadığını vurgulamıştır (…) Bu bağlamda haber ve fikirlerin yayılmasını ve bunlara kamunun ulaşmasını kolaylaştıran İnternet’in toplum hayatındaki önemli rolü yadsınamaz. İnternet üzerinde arşiv oluşturma, aktüalitenin ve haberlerin saklanmasına ve erişilebilirliğine büyük ölçüde hizmet etmektedir. Bu nitelikteki arşivler özellikle doğrudan halkın erişimine açık ve genelde ücretsiz olmaları nedeniyle tarih eğitimi ve araştırma faaliyetleri için kaynak sunmaktadır. Öte yandan demokratik bir toplumda basının ilk işlevi olan “gözetleyici” rolünün bir sonucu da arşivlerin halkın erişimine sunulmasıdır (…) Bu nedenle İnternet’te tutulan arşivlerin, ifade ve basın özgürlükleri kapsamında olduğu açıktır. Dolayısıyla İnternet’te yayımlanan ve gazetecilik faaliyeti kapsamında kabul edilen bir haber arşivinin yayından kaldırılması basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale teşkil eder.” 

Demokrasilerde devletin eylem ve işlemlerinin, adli ve idari yetkililerin olduğu kadar basının ve aynı zamanda kamuoyunun da denetimi altında bulunması gerekmektedir. Yazılı, işitsel ve görsel basın; kamu gücünü kullanan organların siyasi kararlarını, eylemlerini ve ihmallerini sıkı bir denetime tabi tutmak görevidir. Basın için “başkalarının şöhret ve haklarının korunmasıyla ilgili olarak bazı sınırları aşmaması gerekse de” basının, kamu yararını ilgilendiren her konuyu iletme, haber yapma, bilgi ve fikir yaymadan ibaret olan görevine kamunun bu fikir ve bilgileri alma hakkı eklenir. Bu görevi yerine getirdiğinde basın vatandaşların karar alma süreçlerine katılımını kolaylaştırmış ve demokrasinin sağlıklı bir şekilde işlemesini ve bireylerin kendilerini gerçekleştirmelerini güvence altına almış olacaktır. “Bu sebeple basın özgürlüğü, herkes için geçerli ve yaşamsal öneme sahip bir özgürlüktür” (AYM, E.1997/19, K.1997/66, 23/10/1997) (AYM Kararı Bölüm 62).

İnternet haber arşivine yapılacak olan “müdahalelerde” güncel olaylara ilişkin haberlerden daha farklı yorum yapılması, basının yayımladığı haberlerin gerçekliğine ilişkin olarak sorumluluk bilinci ile hareket etmesi, güncel haberlere nazaran doğası itibarıyla eskiyen ve yayımlanması ivedilik ve zorunluluk arz etmeyen geçmişe ilişkin haberler bakımından yapılacak olan dengelemede haber arşivinin de Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri bağlamında güvence altına alınmış olan ifade ve basın özgürlüğü hakkı göz önünde tutulmalı ve esas kabul edilmelidir.

Bu itibarla “başkalarının şöhret veya haklarının, özel veya aile hayatlarının” korunması adına şeref ve itibarın korunması hakkının etki alanını genişletmenin ifade ve basın özgürlüklerinin ihlali sonucunu doğuracaktır.

Unutulma hakkı; kişilerin yaptıklarının unutulmasının sağlanmasıdır. Ama asıl mesele; devlet içinde örgütlenmiş çıkar amaçlı suç örgütleri çetelerin, yolsuzlukları yapanların, toplumu fakirleştiren ahlaksızların unutulmasına geçit vermemek için dijital hafızanın silinmemesi gerekir.

Gerçekler durduğu yerde dursun, bir gün yüzleşmek için hafızalar korunmalıdır.  (Fİ/RT)

 

Fikret İlkiz

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. İstanbul Barosuna kayıtlı avukat. 1982-2004 yıllarında Cumhuriyet Gazetesi Avukatı ve Hukuk Danışmanı olarak çalıştı. 1997-2002 arasında ise Cumhuriyet Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğü görevini yürüttü. İstanbul Barosu Dergi Yayın Kurulu üyeliği (1992-2003), Staj Eğitim Merkezi kurucusu, “AİHS ve Bireysel Başvuru” Bölüm Başkanlığı (1996-2002), Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Araştırma Uygulama Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi (2002-2005), Basın Konseyi Hukuk Danışmanlığı ve Genel Sekreter Vekilliği  (1992-1996) görevlerinde bulundu. Güncel Hukuk Dergisi’nin Genel Yayın Koordinatörü ve Mart 2016 tarihinden itibaren Sorumlu Yazı İşleri Müdürü.

Basın Konseyi ile Dayanışma Vakfı ile İnsan Hakları Kurumu Vakfı kurucu üyesi ve Umut Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Onursal Üyesi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 1998 Basın Özgürlüğü Ödülü, Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından 2013 yılı İfade Özgürlüğü Onur Ödülü sahibi. Türk Ceza Hukuku Derneği (2009-2011) Genel Sekreteri, (2012) Başkanı görevlerinde bulundu ve halen TCHD Yönetim Kurulu üyesi olarak çalışıyor.

Parçalanmış Adalet / Türkiye’de Özel Ceza Yargısı (İstanbul. İletişim Yayınları 2011), İfade Özgürlüğü İlkeler ve Türkiye (İstanbul İletişim Yayınları 2007), Demokratik Anayasa Görüş ve Öneriler (Metis Yayınları (Nisan 2012), (BİA) “İfade Özgürlüğünün On Yılı 2001-2011” (Aralık 2012),“Türkiye’de Hukuku Yeniden Düşünmek” (İletişim 2015) adlı kitaplarda ve ayrıca Güncel Hukuk, Suç ve Ceza Dergilerinde yazıları, bianet web sitesinde ve çeşitli yayın organlarında makaleleri yayımlandı.

Not: Haberler arşiv niteliğindedir. Haberleri kaynağından okuyun.

Kaynak : http://bianet.org/bianet/medya/229085-dijital-hafizada-her-sey-silinmez

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir